11 Mayıs 2009
11 Mayıs 2009 Çağlan Köyü
Bu gün, gün erken başladı bizim için. Sabah 9 ' da kararlaştırdığımız gibi Dikili Çatısı'nda buluştuk üç bisikletli. Ali Bey tura katılamayacağını son anda bildirdi. Sularımızı doldurup yola koyulduk. Rehberimiz Mustafa bey olacaktı çünkü o daha önce bu tarafa gitmiş ve deneyimliydi.
Bergama yolundan sola sapınca düzlükte ilerledik bir müddet ve sonra yokuş yukarı pedalları zorladık. Manzara o kadar güzeldi ki, papatyalar, sarı renkli çiçekler, yeşil örtü ve mavi gökyüzü.. anlatamam.
Mazılı Köyü'ne ulaşmadan önce karşımıza harika bir köprü ve altında şırıl şırıl akan dere çıktı. Hemen bisikletlerimizden inip orada mola verdik. Bir kaç fotoğraf çekilmeden duramazdık :) Tarihi değeri olan eski ve yıkıntı köprüler de üzerinden geçtiğimiz görece modern köprünün altında ve üstündeydiler.
Karşımıza çıkan yol kenarındaki çeşmedeki çok özlü sözü de okudum seslice. Duymuşunuzdur, şunu ver, bunu ver ama aklını verme, şunu say bunu say ama adam sayma gibi..
Gezimizin son durağı Çağlan Köyüne ulaştığımızda yokuşun etkisiyle hepimiz terden sırılsıklam olmuştuk. Selman bey hemen kuru giysilerini giydi. Köy kahvesinden aldığımız taze ada çayını yudumlarken köydeki ahali ile havadan sudan konuşuyorduk. Çok sıcakkanlı insanlar hepsi de. İlginç ve değişik geliyorduk onlara ve bir heyecan kattık bir iki saat için hayatlarına. Dinlendikten sonra köyün uçurumdaki karşı kıyısına geçtik toprak yoldan. O yolun Kaplan Köyü'ne kadar gittiğini öğrendik ama bu günkü tur planımızda olmadığı için heveslenmiş olsak ta geri döndük.
Çok özgün bir yapı karşımıza çıktı köyde; tavuklar için yerden uzun sopalarla yükseltilmiş ve yumurtalara ulaşmak için bir merdiven dayalı tavuk barınağı. Fotoğraflarda da gördüğünüz gibi tavuklar hallerinden pek memnunlar :)
Tura Katılanlar:
1. Seçkin Şahbaz
2. Selman Korkmaz
3. Mustafa Sarı
Toplam Km: 38
Toplam Süre: yaklaşık 4.5 saat
